YAŞLILIKTA MANEVİ DESTEK VE DİN EĞİTİMİNİN ÖNEMİ

Description
ÖZ Bu çalışmanın amacı ülkemizde gittikçe artan bir nüfus oranına sahip olan yaşlıların psikolojik, sosyolojik ve hatta fizyolojik sorunlarının çözümünde dini başa çıkmanın önemine dikkat çekmek ve onlara yönelik düzenlenen din eğitimi

Please download to get full document.

View again

of 24
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Calendars

Publish on:

Views: 3 | Pages: 24

Extension: PDF | Download: 0

Share
Tags
Transcript
  ÖZ  Bu çalışmanın amacı ülkemizde gittikçe artan bir nüfus oranına sahip olan  yaşlıların psikolojik, sosyolojik ve hatta fizyolojik sorunlarının çözümünde dini başa çıkmanın önemine dikkat çekmek ve onlara yönelik düzenlenen din eğitimi  faaliyetlerinin içeriği ve yöntemleri konusunda önerilerde bulunmaktır. Çünkü  gelişim dönemleri açısından baktığımızda yaşlılık dönemi üzerinde din eğitimi açısından hassasiyetle durulması gereken bir dönemdir. Yaşlılık dönemi dini ihti- yaçları ve din eğitimleri açısından önceki gelişim dönemlerinden farklı yaklaşım  gerektirir. Özellikle aktif yaşamdan pasif yaşama geçmiş, hastalıklarla boğuşan, eş ve akran kayıplarıyla ölüme daha çok yaklaştığını hisseden yaşlı bireyler, manevi desteğe her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktadırlar.  Anahtar Kelimeler:  Yaşlılık, Din Eğitimi, Dini Başaçıkma   ABSTRACT e Importance of Moral Support and Religious Education inOld Age  e aim of this study is to point out the importance of dealing with the  psychological, sociological and even physiological problems of old people in a religious way, whose population rate is gradually increasing in our country, and to  give some advice about the contents and methods of religious education activities which are organized for them. Considering developmental periods, the old age  period is an important stage which must be sensitively emphasized on in terms of religious education. e old age period requires a different approach with regards to religious needs and education. Particularly, the old people who switched from active to passive life, suffer from many permanent diseases and feel the closeness of death by the loss of their mates and peers, need moral support more than before. Keywords:  Elderly, Religious Education, Religious Coping. * Yrd. Doç. Dr., Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi  Atatük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 39 ●  Erzurum 2013 Macid YILMAZ (*) YAŞLILIKTA MANEVİ DESTEK VEDİN EĞİTİMİNİN ÖNEMİ  242  Macid YILMAZ  Giriş Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus oranı giderek art-maktadır. Günümüzde ülkelerin gelişmişlik düzeyi arttıkça yaşlı ve yaşlı so-runlarının farkına varılıp onların daha iyi yaşam koşullarına sahip olmaları için yeni düzenlemeler yapılmaktadır. Yaşlı insanların psiko-sosyal ve eğitim sorunlarının en aza indirilebilmesi, kendi alıştıkları aile ve sosyal ortamlarında yaşamlarını sürdürebilmeleri, dini inançlarını yaşayarak hayat daha sıkı bağ-lanmaları ve böylece ruh sağlılarını koruyabilmeleri çok önemli görülmekte-dir. Bu bağlamda her yönüyle sağlıklı yaşlanan bireyin yaşam süresince inanç ve ibadet konularının katkısıyla manevi yönünü de güçlendirmesi, dini konu-larda destek görmesi onun yaşam doyumunu artıran, mutlu ve huzurlu kılan faktörler arasındadır. Ülkemizde birçok kurumun yaşlılara yönelik faaliyetlerini artırdığını göz-lemlerken, din eğitimi sahasında da bu faaliyetlere inancın bireye ve topluma kazandırdığı güçle destek vermek kaçınılmazdır. Ayet ve hadislerin de üze-rinde önemle durduğu yaşlılık sürecinde 1 , din eğitimcileri sürecin sağlıklı ve kaliteli olmasına yönelik katkı sağlayabilirler. Yaşlı insanların ihtiyaç duyduğu manevi değerlerin olumlu bir şekilde işlenmesi, o dönemde yaşanan birçok sorunun çözümü için gerekli olan motivasyonu sağlaması anlamına gelir. Dini rehberlik alanında görev alan aktörler, kişiye, ailesine ve topluma etkin manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinde bulunmak suretiyle yaşlanma döneminde din eğitiminden yardım alarak bireyin hayatla bağını güçlendire-bilirler. Fakat burada unutulmaması gereken nokta ileri yetişkinlik şeklinde tanımladığımız yaşlılık döneminin eğitimsel açıdan yöntem seçimlerine kadar ne tür hassasiyetler gerektirdiğinin farkında olmaktır. Bu nedenle çalışmamız-da önce yaşlılığın ne olduğu üzerinde durulacak, ardından yaşlıların hayatında dinin yeri, dini başa çıkma ve din eğitimlerinde dikkat edilmesi gereken hu-suslar ele alınacaktır. 1. Yaşlılık: Gelişmiş ülkelerde 65 yaş üzeri olan insanların bulunduğu dönemi ta-nımlayan yaşlılık kavramı, hem bireysel hem de toplumsal açıdan ele alınabi-lecek bir kavramdır. İleri yetişkinlik olarak da adlandırılan yaşlılığın aslında hangi yaşlarda başlayacağına dair kesin veriler bulunmamaktadır. Bir kısım kaynaklarda 65 yaş sonrasının yaşlılığın başlangıcı olarak görülmesinin temel sebebi, birçok ülkede bireylerin bu yaşta emekliliğe ayrılması ve bunun yanı 1 Bkz. Sancaklı, Saffet, “Hadislerde Yaşlılık Olgusunun Değerlendirilişi”, Cumhuriyet Üni-versitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi  , 10 (1), 2006, s. 49-55.   YAŞLILIKTA MANEVİ DESTEK VE DİN EĞİTİMİNİN ÖNEMİ 243 sıra toplumsal ve sağlıksal hizmetlerden yararlanmaya başlamasıdır. 2  Bazı ge-lişim psikologları ise bireylerin işlevine göre ‘yaşlı’ sınıflaması yapmaktadır. İşlevsel yaşlılık, bireyin biyolojik, psikolojik ve sosyolojik anlamda etkinliği içerir. Görülüyor ki yaşlılık kavramı yetişkinlerin bazen bulunduğu yaşa, ba-zen de işlevine göre ayrı durumları kapsar. 3  Yaşlılık kavramına yüklenen anlamlar çeşitli teorilerle de açıklanabilmek-tedir. Örneğin ‘ Etkinlik Teorisi’ne   göre, yaşlı bireylerin etkinlik durumunu ön-ceki yaşam biçimi, sosyo-ekonomik durumu ve sağlık düzeyi belirlemektedir.  Yaşlı bireyin yaşamdaki etkinliğinin giderek azaldığı kabul edilmekle birlikte, toplumun yaşlı bireyden elini çekmesi ile toplumsal etkileşim azalmaktadır.  Yaşlılık döneminde yaşanan emeklilik ya da dulluk sonucunda bazı roller kay -bolur. ‘Rol Bırakma Teorisi’ne   göre, yaşam boyu sahip olunan roller emeklilik vb. sebeple geride kalmakta, kaybolan bu roller yaşlı bireyin ailesini, mesleği-ni/işini ve topluma ait olan yönünü olumsuz olarak etkilemektedir. ‘İlişki Kes-me Teorisi’  ne göre ise, yaşlılık toplumdan yavaş yavaş geri çekilme süreci olarak açıklanabilir. Yaşlı insanın fiziksel etkinlikleri azalırken toplumsal olarak da bir uzaklaşma yaşanır ve kendi iç dünyalarına çekilirler. Bu durum ayrıca, rol-lerin kaybı ya da azalması ile ilgili olup, bireyi toplumsal açıdan yararlı kılan olanaklarını da giderek azaltır. 4  Dolayısıyla bu durum; yaşlı bireylerin günlük hayatlarında çokça ihtiyaç duydukları saygı, sevgi, güven duygusu, ait olma ve tanınma gibi gereksinimlerini tehdit etmektedir. Yaşlılık dönemi, insanın hayatının son dönemini oluşturur. Bu dönemin temel davranışı, daha önceki dönemlerde kazanılanların, bu dönemde tam bir kimlik oluşturmak için yeniden sentez edilmesine dayanır. Yani birey geç-miş hayatını yeniden gözden geçirir. Bu gözden geçirme esnasında geçmiş hayatı mutlulukla, başarıyla dolu ise bu kimse için yaşlılık önemli bir sorun oluşturmayabilir. 5  Yaşlanmanın ortaya çıkardığı olumsuzluklar asgari düzeyde hissedilir.  Yaşlanma döneminde bilişsel gelişim açısından güç yitimi söz konusu olsa bile, yaşlılar da öğrenmeye devam edebilirler. Çünkü öğrenmede anahtar keli-me zekâdan çok “ilgi”dir. Gençler ve yaşlılar arasında zaman önemli bir faktör olmadığında, öğrenmenin gerçekleşmesinde de önemli bir fark yoktur. Yaşlı- 2 Onur, Bekir, Gelişim Psikolojisi  ,  İmge Kitabevi, Ankara, 2004, s. 285.3 Güler, Çağatay-Çobanoğlu, Zakir, Yaşlı ve Çevre  , Sağlık Bakanlığı Çevre Sağlığı Kaynak Dizisi no:24, Ankara, 1994, s. 13-14, Kılavuz, M. Akif, Yaşlanma Dönemi Din Eğitimi  ,  Arasta Yayınları, Bursa, 2003, s. 4, 5.4 Öz, Fatma, “Yaşamın Son Evresi: Yaşlılık, Psikososyal Açıdan Gözden Geçirme”, Kriz Der- gisi,  10 (2), 2002, s. 17.5 Kartopu, Saffet, Dini Yaşayışta Hayatı Sorgulama  , (Yüksek Lisans Tezi), Çukurova Üniver-sitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Adana, 2006, s. 55.  244  Macid YILMAZ  lara yeterli zaman verilirse onlar da rahatça öğrenebilirler. Bazı araştırmacılar zihinsel açıdan yaşlılığın bütünüyle bir “gerileme dönemi” olmadığı, tecrübe ve öğrenmeye dayalı “birikimli zekânın yaş ilerledikçe arttığı yönünde tespit-lerde bulunurken kimi araştırmalarda da dil kullanma yeteneği, bellek, dikkat yada konsantrasyon gibi alanlarda yaşlandıkça işlev bozuklukları olduğu ve özellikle yaratıcılık gerektiren alanlarda temel yaratıcılık yeteneklerini korusa-lar da çok kaliteli ürünler vermede yaşlıların zorlandığı belirtilmektedir. 6  Geçmişte endüstrileşme çağına kadar yaşlıların büyük bir kısmının bakımını ailesi üstlenmiştir. Aile yapısı ve toplumsal normlar nedeniyle bu geleneksel uygulama yaşlılara yönelik herhangi bir yasal düzenlemeye gerek kalmaksızın süregelmiştir. Özelikle toplumumuzda kültürel yapımıza paralel olarak yaşlı insana saygı duyulmuş ve yaşlıların bakımı aile ve yakın çevresi tarafından özenle yürütülmüştür. Bu nedenle o yıllara dek geleneksel kural-ların işleyişi, yaşlı nüfusun genel nüfusa oranla az oluşu ve benzeri nedenlerle yaşlıların sorunlarına yönelik hizmetler toplumda fazla yük oluşturmamıştır. Öte yandan, geniş aile yapısının büyük bir oranda devam etmesi, kentleşme-nin bugünkü boyutlara ulaşmamış olması, kültürel değerlerin canlılığı, sosyo-ekonomik sorunların azlığı ve gerek resmi, gerek gönüllü kişi ve kuruluşların yapmış olduğu hizmetler nedeniyle, toplumdaki yaşlı kesim bugünkü kadar sorun oluşturmuyordu. 7  Yaşlı nüfusun genel nüfus içerisindeki oranı başta ABD ve diğer gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm dünyada belirgin bir artış göstermektedir. 8  Günümüz dünyasında yaklaşık 600 milyon kişinin 60 yaş ve üzerinde olduğu ifade edil-mektedir. Bu rakamın 2025 yılında 1,2 milyara ve 2050 yılında da yaklaşık iki milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Üstelik yaşlıların çoğunluğunun gelişmekte olan ülkelerde yaşayacağı öngörülmektedir. Türkiye İstatistik Ku-rumu (TUİK)’in verilerine göre demografik göstergelerdeki mevcut eğilimler devam ettiği takdirde Türkiye nüfusu hızla yaşlanmaya devam edecektir. 2012 yılında yaşlı nüfus olarak tabir edilen 65 yaş ve üzerindeki nüfus 5,7 milyon kişi, bunların toplam nüfusa oranı %7,5 iken, 2023 yılına gelindiğinde bu nüfus 8,6 milyon kişiye, oranı ise %10,2’ye yükselecektir. 2023 yılında Türki-ye nüfusunun yarısı 34 yaşın üzerinde olacaktır. 9 6 Er, Dilek, Psikososyal Açıdan Yaşlılık, Fırat Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Dergisi, 4(11), Elazığ, 2009, s. 136.7 Kalem, Mehmet Ruhi, Yaşlıların Din Eğitimi ve Öğretimi Açısından Problem ve Beklentileri -Huzurevi Yaşlıları Üzerine Yapılmış Bir Araştırma-,  (Yüksek Lisans Tezi), Uludağ Üniversi-tesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bursa, 2006, s. 16.8 Hall C. Margaret, “Religion and Aging”,  Journal Religion and Health , Vol. 24, no. 1, Spring 1985, s. 70.9 http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=15844, (Erişim: 21.04.2013)   YAŞLILIKTA MANEVİ DESTEK VE DİN EĞİTİMİNİN ÖNEMİ 245 Son yetişkinlik   adı da verilen yaşlılık döneminde insanlar, içsel duygu ve düşüncelere dış etkenlerden daha fazla bağımlı olmaya yönelmektedirler. Ar-tık etkinlikten edilgenliğe bir geçiş söz konusudur. Bunun sonucu olarak çev-resine edilgen açıdan bakmaya başlayan yaşlı birey, dış dünyadan iç dünyaya geçmeye başlamaktadır. Bu durum onların diğer insanlarla duygusal bağla-rının azalmasına neden olur. Dolayısıyla son yetişkinlik dönemi, pek çoğu için, kenara çekilip ölümü bekleme/karşılama dönemi olarak anlaşılmaktadır.  Aslında bu dönemin olumlu yönleri de vardır. Zira yaşlı birey bu durumun farkına varırsa, hayatının son dönemini nasıl geçirmesi gerektiği konusunda ona yardımcı olabilecek ipuçlarını yakalayabilecektir. 10 Türk toplumunda ölüm olgusuna “Allah’ın Emri” olarak yaklaşılması nedeniyle ölümün doğallıkla karşılandığına tanık oluruz. Ayrıca inançlı in-sanların ölümden sonraki hayata inanmaları ölüm kaygılarını en az düzeyde yaşamalarına yol açar. Zaman zaman öfkeli, aksi ve zor memnun olan davra-nışlar sergileyen yaşlı insanın, çevresinden sabır ve ilgi görmesi kendisinin an-laşıldığını hissetmesi ile yaşadığı sıkıntıları, hastalıkları daha kolay atlatmasına sebep olacaktır. 11  Günümüzdeki emeklilik yaşları göz önüne alındığında yaşlı bireyin önün-de -yaklaşık olarak- hayatlarının dörtte biri kadar bir süre vardır. Bu emekli-lerin bir kısmı için iş hayatından erkenden ayrılmak güzel olsa da geri kalan kısmı için ise büyük bir tehlike söz konusudur. İnsanların kendilerine gereksi-nim duyması, yaşlıların kendilerini iyi hissetmeleriyle doğrudan ilişkili bir du-rumdur. 12  Aslında emekli olmak sürekli dinlenmeyi gerektirmemekle beraber, bu dönemin bireysel gereksinimler göz önüne alınarak en azından yarı aktif iş ve sosyal etkinliklerle doldurması yaşlı bireyin kendisini işe yaramazmış gibi görmemesini sağlar. Psikolojide ‘dis-use hypothese’ /‘işe yaramama hipotezi’ olarak da bilinen bu duruma yaşlılık döneminde düşmemesi için, kişilerin aktiviteden uzak bırakılmamaları gerekir. Yaşlı bireyin çeşitli aktiviteler içeri-sinde olması, hayata daha sıkı bağlanmasını sağlamaktadır. Gelişen dünya ve teknolojik imkânların yanı sıra toplumlarda demogra-fik yapıda da değişikler gözlenmektedir. Yaşlı nüfustaki artış, yaşlıların yaşam-larının niceliği (yaşam süresi ve nesnel hastalıklar) yanında niteliğini (kalitesi-ni) de önemli kılmıştır. Artık uzun yaşamanın yanında daha nitelikli yaşama 10 Kurt, H. Esra, Diyanet Aylık Derginin Yetişkin Din Eğitimi Açısından Değerlendirilmesi  , Marmara Üniversitesi sosyal Bilimler Enstitüsü (Yüksek Lisans Tezi), İstanbul, 2008, s. 22.11 Altuğ, Duygu, Çocukluktan Yaşlılığa Kendilik Bilinci  , Haberal Eğitim Vakfı Yayınları, An-kara, 2004, s. 139, 140.12 Lehr, Ursula, Yaşlanmanın Psikolojisi, (Çev. Neylan Eryar), Bilimsel ve Teknik Yayınlar Çeviri Vakfı, İstanbul, 1994, s. 56.
Related Search
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks