Modernitenin Sosyal Kontrol Söyleminin Değişen Görünümleri(Differing Faces of Discourse on Social Control in Modernity)

Description
Modernitenin Sosyal Kontrol Söyleminin Değişen Görünümleri(Differing Faces of Discourse on Social Control in Modernity)

Please download to get full document.

View again

of 16
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Religion & Spirituality

Publish on:

Views: 3 | Pages: 16

Extension: PDF | Download: 0

Share
Transcript
  33 Edebiyat Fakültesi Dergisi / Journal of Faculty of Letters Cilt/Volume 26 Sayı/Number 1 (Haziran/June 2009) EFD / JFL  Modernitenin Sosyal Kontrol Söyleminin Değişen Görünümleri Differing Faces of Discourse on Social Control in Modernity Rahşan BALAMİR BEKTAŞ * , Ayça GELGEÇ BAKACAK  ** Öz  Çağdaş dünyanın en önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkan güvenlik ve düzen ol - guları, toplumsal düzeni ve güvenliği sağlamada önemli bir kavram olan sosyal kontrolün yeniden değerlendirilmesini ve sosyal kontrol aygıtlarının yeniden düzenlenmesini beraberin - de getirmektedir. Bu bağlamda Modernitenin temel ilkeleri olan düzen ve ilerleme anlayışı - nın sorgulanmaya başladığı postmodern/geç modern dönemde, etiketleme, kapatma ve dâhil ederek dönüştürme olarak tanımlanabilecek modern sosyal kontrol mekanizmalarının yeni - den gözden geçirilmesi gerekliliği doğmuştur. Modernitenin homojen toplum yaratma amacı doğrultusunda uygulamış olduğu sosyal kontrol, devletin kurumları ve kitle iletişim araçları yoluyla işletilmektedir. Bu anlamda toplumda istenilmeyen ya da uygun olmayan davranışları sergileyen bireyler – suçlular, akıl hastaları, uyuşturucu bağımlıları, eşcinseller- bir yandan tüm kanallar aracılığıyla modernitenin değerlerini içselleştirmeye zorlanırken bir yandan da devlet kurumları içerisine dâhil edilerek kimlik dönüşümüne tabi tutulmuşlardır. Hastaneler, hapishaneler, okullar modern devletin ideolojisi doğrultusunda bireyleri dönüştüren mekaniz - malar olarak tasarlanmıştır. Ancak 1960’lardan sonra etkili olan sosyal kontrol mekanizması etiketleme ya da ötekileştirme olarak karşımıza çıkmaktadır. Devlet, kontrolü toplumun en küçük birimlerine yayarak ötekileştirmeyi desteklemiş ve kendisi gibi olmayanı dışlama stra - tejisine başvurmuştur. Bu dönem aynı zamanda modernitenin temel ilkelerinin sorgulanmaya başlandığı bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Postmodernite / geç-modernite olarak ta - nımlanan bu dönemde, devletin sosyal kontrol üzerindeki merkezi önemini yitirmesi, kon - trolün özel kurumlara devredilmesi ve postmodernitenin temel dayanağı olan sınırsız düzen modeli sosyal kontrolün niteliğini farklılaştırmıştır. Sosyal kontrol ideolojisinin değişmesinde devlet yapısında meydana gelen nicel ve nitel değişimlerin yanı sıra kapitalizmin doğasındaki değişimler ve sonrasında refah devletinin mali kriz içine girmesi de etkili olmuştur. Toplumun sosyo -ekonomik ve sosyo-kültürel yapısında meydana gelen bu değişimler yeni yasal düzenle - *  Öğr. Gör. Dr., Ufuk Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü, rbalamir@yahoo.com **  Öğr. Gör. Dr., Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, abakacak@hacettepe.edu.tr © 2009, Hacettepe University Faculty of Letters, All Rights Reserved    Modernitenin Sosyal Kontrol Söyleminin Değişen Görünümleri 34 melerin yapılmasını da beraberinde getirmiştir. Liberal ve neo-liberal tezlerin güç kazanmasıy - la devlet artık sosyal kontrol devleti olmaktan uzaklaşmış ve bu anlamda da ideolojik niteliği farklılaşmıştır. Sosyal kontrol liberal ideolojinin kullandığı bir kavram niteliğine bürünmüştür. Bu anlamda, günümüzde sosyal kontrol toplumun her alanına yayılmış informal bir biçime dö - nüşmüştür. Sivil toplum kurallarının hâkim olduğu bu yeni sosyal kontrolün stratejilerinin yani informal kontrol uygulamalarının da olumsuz sonuçlara sahip olduğu söylenebilir. Toplum - da mevcut farklı birey ya da gruplarca uygulanan informal kontrolün aynı durumlarda farklı yaptırımların uygulanması sonucunu doğuracağından yerine geçtiği sistemin baskıcı niteliğini taşıdığı görülmektedir. Çünkü temel amaç her zaman düzen olmaya devam etmektedir. Dola - yısıyla söz konusu sosyal kontrol olduğunda modernitenin temel ilkelerinin hala var olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışma, yaşanan değişim ve dönüşümler temelinde farklılaşan sos - yal kontrol mekanizmalarını tanımlayarak modernitenin özünü oluşturan unsurların meydana gelen değişimlere rağmen varlığını devam ettirdiğini ortaya koymayı amaçlamıştır. Anahtar sözcükler:  sosyal kontrol, modernite, sapma, sosyal düzen    Abstract  In today’s world, security and order are major issues which should be analyzed through a reassessment of social control, which is a key element in providing social order and security, and also a rearrangement of social control agents. In this context, as order and development, the basic principles of modernity, began to be questioned in the postmodern period, social control mechanisms such as labeling, incarceration and transformation by inclusion had to be revised, also. Social control, imposed by modernity with the aim of creating a homogenous society, is operated through state institutions and mass media. Therefore people who behave in undesirable ways or the so called unwanted people, namely the criminals, mentally ill, drug addicts, homosexuals, are forced to internalize the values of modernity by all means, and exposed to identity transformation by state institutions. Hospitals, prisons and schools are designed to serve as identity transforming mechanisms in line with the ideology of the state. However, the process of labeling emerged as the most inuential social control mechanism by the end of 1960s. State supported the process of labeling and expanded its control to the smallest units of the society through a strategy of marginalizing the ones who are not in accordance with its norms. This period also corresponds to the questioning of the basic principles of modernity. In this period which is dened as postmodernity / late-modernity, the decline in the role of the state in social control, transference of control to private institutions and the model of unlimited order as the basic characteristic of postmodernity altered the characteristics of social control. With the rise of liberal and neo-liberal policies, state ideology has changed also and social control has became no longer an ideological target of the state. Instead, social control has become a concept used by liberal ideology. In this manner, today informal social control processes are widely seen in all aspects of social life. This new social control strategy or in other words, informal control implementation dominated by civil society, also has negative consequences. As the major aim is always to maintain “order” in society, the informal control practiced by different individuals and groups in the society will most likely have the repressive quality of the system it replaced, since it may lead to different sanctions for the same situations. For this reason, as far as the process of social control is concerned, it is possible to say that the basic principles of modernity still exist. By dening different social control mechanisms on the basis of change and transformation, this study aims to put forward the fact that the elements, which compose the core of modernity, still maintain their existence. Keywords:  soci al control, modernity, deviance, social order   Rahşan BALAMİR BEKTAŞ, Ayça GELGEÇ BAKACAK  35 Giriş Gündelik hayatta bireylerin içinde yer aldıkları sosyal ilişkiler ağında bireylerarası ilişkilerin işbirliği ve uyum içerisinde sürdürülmesi, toplumun mevcut değer ve normları - nın gerektirdiği biçimde davranmaya dayanmaktadır. Ancak bu genel kabul karşıt durum - ların varlığını da bünyesinde barındırmaktadır. Yani her toplumda insanların nasıl dav - ranmaları gerektiğini biçimlendiren davranış standartlarına uymamak, başka bir deyişle mevcut değer ve normlardan farklı davranışlarla karşılaşmak mümkündür. Mevcut karşıt - lıklar, değer ve normlara uymamak, sosyoloji literatüründe “sapma” kavramıyla açıklan - maktadır. Zaman içerisinde sosyolojinin bir alt disiplini olarak gelişen sapma sosyolojisi “Kuralların kimler tarafından, niçin ihlal edildiği?”, “Kuralların ihlali karşısında neler yapılabileceği?”, “Kuralların ihlalinin toplumsal yapıda hangi sonuçları doğurabileceği?” gibi sorulara yanıt aramıştır. Bu ve benzer sorulara verilebilecek yanıtlar sapmanın, sos - yal düzen ve sosyal kontrol bağlamında değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Çünkü insanların sosyal yapıya uyumunu anlamaya yönelen sapma çalışmaları aynı zamanda sosyal düzenin nasıl sağlanacağı anlayışıyla beraber ilerlemektedir.18. yüzyıl Aydınlanma felsefesinin, insan mutluluğuna, ahlaksal ilerlemeye ve bire - ye verdiği önem çerçevesinde, 19. yüzyılda bir bilim olarak gelişen sosyoloji, “sapma”yı mevcut toplumsal düzenin sürdürülmesinin önünde bir engel ve sosyal kontrole bir tepki olarak tanımlamış ve sapmanın kontrolünde bilimsel metodların kullanımını ön plana çıkartmıştır. Moderniteye damgasını vuran düşünce ilerleme, rasyonelleşme ve evrenselcilik il - kelerinden hareketle düzen kurma olduğundan, sosyal kontrol konusu da sosyal bilim - lerin merkezi önemdeki bir konusu olmaktadır. Ayrıca insanları denetim altına alma ça - balarının bir göstergesi olarak sosyal kontrol olgusu, sapma, otorite, yasa, güç, çatışma, normatif yapı, toplumsal değerler ve ideoloji konularıyla yakından ilişkili olduğundan geniş bir çalışma alanına sahiptir ve özellikle değişen dünya düzeni, küreselleşme ile bir - likte 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra daha da popülerlik kazanmıştır (Edwards, 1998; Sumner, 1997a; Cohen, 1996). Sosyal Kontrol Kavramı ve Boyutları Sosyal kontrol, potansiyel tehdit veya problem oluşturanların davranışlarını teşvik etmemek, kısıtlamak ya da değiştirmek için çeşitli mekanizmaların ve tekniklerin kulla - nılmasını içerir (Edwards, 1998, s. 4). Bu bağlamda sapmaya karşı gösterilen sosyal tep - kiler olarak tanımlanabilecek olan sosyal kontrol uygulamaları, bir davranışın “sapmış” olarak belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Cohen (1996, s. 39-40) sosyal kontrolü; “sapmış davranışları engellemeye yönelik olarak geliştirilmiş tüm tutum ve davranışları içeren girişimler” olarak tanımlamaktadır. Toplum düzeninin korunmasında önemli bir amaç olan sosyal kontrol, sosyolojide farklı paradigmatik yaklaşımlar tarafından, farklı önermeler ışığında çalışılmıştır. Bu süreçte sosyal kontrol uygulamalarının zaman içe - risinde farklılıklar gösterdiğini ve kullanılan mekanizmaların farklılaştığını söylemek mümkündür.   Modernitenin Sosyal Kontrol Söyleminin Değişen Görünümleri 36 Sosyolojinin bir disiplin olarak ortaya çıktığı ilk dönemlerde, Durkheim, Marx ve Weber gibi sosyologlar çalışmalarının temeline toplumu yerleştirmişler ve toplumsal düzenin yeniden sağlanması amacıyla oluşturulacak denetim mekanizmalarının da bu boyutta ele alınması gerektiğine vurguda bulunmuşlardır. Bu çerçevede sosyal kontrol konusu da daha toplumsal bir düzlemde kurumsal yapılar açısından ele alınmıştır. Top - lumsal denetimde devletin ve kurumlarının belirleyiciliğine ağırlık verilmiştir. Ancak, 20. yüzyılın başlarında, toplum içinde yaşayan bireyin etkileşimlerinin toplumsal süreç - lerin ortaya çıkmasındaki önemine çekilen dikkat, genel sosyolojik bakışın daha mikro boyutta ele alındığını göstermektedir. Bu gelişme toplumsal hayatın her alanında bireye ve bireyin içinde bulunduğu etkileşim süreçlerine dikkat çekmiştir. Sosyal kontrol teo - risyenlerinin analiz birimi de kurumsal yapılardan etkileşimsel süreçlere dönüşmüştür. Bu bakış açısıyla konuya yaklaşan sosyal kontrol teorileri, Chicago Okulu ve sembolik etkileşimcilik daha sonrasında da etiketlemeci yaklaşım olarak sayılabilir. Bu yaklaşım - larda mikro bir araya gelişlerdeki davranışsal boyutun önem kazanması dikkat çekicidir. 1970’li yıllardan sonra ise sadece makro ve sadece mikro bakış açısıyla sosyal olguların ele alınamayacağı anlayışının yaygınlık kazanmasıyla makro-mikro etkileşimine yapılan vurgu artmıştır. Bu çerçevede de sosyal kontrol anlayışı her iki bakış açısını da içerecek şekilde yeniden düzenlenmiştir.Anlaşılacağı gibi, sosyal kontrolle ilişkili konuları kapsayan çok sayıda çalışma mevcuttur. Sosyal kontrol çalışmalarına önemli katkılarda bulunmuş olan Stanley Cohen (1994, s. 64), literatürdeki tüm eğilimleri ve farklı bakış açılarını sınıandırmıştır. Sosyal kontrolle ilişkili politik, antropolojik, suç ve sapma olmak üzere üç farklı düşünce gelene - ği olduğunu belirten Cohen’e göre her bir alan kendi literatürüne ve yöntemine sahiptir.Bunlardan ilki; politik boyuttur. Burada sosyal kontrol; düzen, otorite ve yasallaş - tırmayla ilişkilidir. Sosyal düzenin sağlanması, ancak yasalar oluşturmakla ve otoriteyi en iyi şekilde kullanmakla açıklanır (Cohen, 1994, s. 64). Bireylerin toplumun genel dü - zenini bozmaya yönelik her türlü davranışları, devlet tarafından oluşturulan kurallar ve kanunlarla denetim altına alınır. Düzeni bozmaya yönelik davranışlar cezalandırılarak bu davranışların tekrarlanmasının önüne geçileceği krinden hareket edilir. İkinci boyut olarak ele alınan antropolojik boyutta sosyal kontrol, sosyalizasyon, uyum, normların içselleştirilmesi ve değerler hakkında bir uzlaşımı içerir. Bu yaklaşım, genellikle sosyoloji geleneği içerisindeki Chicago Okulu’nun ve fonksiyonalist bakış açı - sının ele aldığı bir yaklaşımdır. Chicago Okulu teorisyenleri hızlı değişimin etkileri, artan hareketlilik, kitle iletişimindeki yeni teknikler, yerleşim alanlarının bölünmesi, kent ve kırsal kesim değerleri arasındaki farklılıklar, kuşak çatışması, işçi göçlerinin etkileri gibi konularla ilgilenmişler ve uyum problemlerine değinmişlerdir. Çalışmalarında, ilerleme krine önem veren bu sosyologlar, toplumsal ilerlemenin ancak toplumdaki uyumun, do - layısıyla da düzenin sağlanmasıyla ilişkili olduğunu belirtmişler ve sosyal kontrol kavra - mını da uyum ve değer bütünleşmesi bağlamında ele almışlardır.Okulun en önemli teorisyenlerinden biri olarak değerlendirilen Robert Ezra Park’a göre (Aktaran: Sumner, 1997a, s. 14) en önemli sorun sosyal ve politik alanda yerini alan kitlelerin nasıl kontrol edileceğidir. Modernite’de, kırsal alanda yaşayan kitleleri baskı   Rahşan BALAMİR BEKTAŞ, Ayça GELGEÇ BAKACAK  37 altında tutan kilise ve dini söylem etkisini yitirmiştir. Bu nedenle sorun, kitlelerin na - sıl yönetileceği ve kitleler arasındaki toplumsal bütünleşmenin nasıl sağlanacağıdır. Bu sorundan hareketle Park, 20. yüzyılın yeni şehir toplumlarında sosyal kontrol aracı ola - rak kitle iletişim araçlarının önemi üzerinde durur. Çok kültürlü toplumlarda, toplumun geneli tarafından benimsenen değerlerin içselleştirilmesinde, genel kabul gören tavır ve davranışlar ile normların topluma yeni katılan yabancılar tarafından benimsenmesinde kitle iletişim araçları önemli bir rol oynamaktadır.Bireylerin toplum içerisinde ortaklaşa oluşturdukları süreçlerin incelenmesi gerek - tiğine vurguda bulunulan antropolojik boyutta sosyal psikolojik süreçlerin önemi de ön plana çıkarılmaktadır. Üçüncü boyut sapma ve suç boyutudur.   Suç ve sapma alanında yapılan birçok çalış - ma daha çok sapma ve suçun doğası, suç ve sapma davranışına verilen tepkiler, devletin iktidarı kullanma biçimi, uygulanan cezai yaptırımlar ve bu konuda geliştirilen politika ve stratejileri araştırmaktadır. Bu alanda özellikle hapsetme pratiği ve hapishanenin tari - hine ilişkin çalışmalar yapan, cezalandırma pratikleri üzerine yoğunlaşan bir sosyal kon - trol literatürü söz konusudur. 18. yüzyıl sonundan itibaren hapishane, toplumdaki yasa ihlallerini cezalandırmanın en etkili aracı olmuştur. Cezalandırma aracı olarak hapisha - nenin tercih edilmesi, hapishaneye ilişkin yeni tartışmaların yapılmasında etkili olmuştur. Hapishanelerin ıslah hedene ulaşıp ulaşmadığı ekseninde birçok görüş ileri sürülmüş ve yapılan tartışmalar ceza sisteminin suçlu yarattığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması ekseni etrafında toplanmıştır (Foucault, 2003, s. 258). Bu çerçevede yeni cezalandırma politikaları geliştirilmeye çalışılmış ve suçu önlemeye yönelik pek çok kapsamlı çalışma yapılarak literatür zenginleştirilmiştir.Sosyal kontrolün içeriğine ve uygulanmasına ilişkin bu tanımların gelişiminin mo - dern devletin doğuşuna ilişkin üç önemli değişimle bağlantılı olduğunu söylemek müm - kündür. Bunların ilki; ortaya çıkan devletin hukuk ve suç adaleti yoluyla sosyal kontrolü uygulayan ve düzeni sağlayan tek güç haline gelmesi, ikincisi; uzmanlık ve güç/bilgi uygulamasını içeren profesyonellik kategorilerinin temel sistemlerinin gelişimi ve üçün - cüsü de sapmışların özel kurumlar içerisine dahil edilerek ayrıştırılmasıdır (Keskin, 1999, s.16-17).Scheerer ve Hess (1997, s. 103-104) sosyal kontrol kavramının, sosyal düzenin sağ - lanması ve buna bağlı olarak ilerlemenin sağlanması amacıyla, tüm istenilmeyen davra - nışların önlenmesi için geliştirilen sosyal (ve teknik) düzenlemeler, mekanizmalar, inanç sistemleri, olumlu ve olumsuz yaptırımlar olarak tanımlanabileceğini belirtmişlerdir. İs - tenilmeyen davranışların ortaya çıkışı, bu davranışların tekrarlanmasını önleme çabala - rını da beraberinde getirir. Sosyal kontrol kavramı da bu çabalara ilişkindir. Kuşkusuz, “istenilmeyen davranış”ın tanımı bireylere, normlara ve davranışın ortaya konulma biçi - mine göre değişmektedir. Bu denli geniş bir içerik taşıyan kavram, çok geniş bir çerçeve içerisinde sosyal düzeni yaratma ve sürdürmeyi ya da korumayı sağlayacak herşeyi içer - mektedir. Bu anlamda yeni bir düzen anlayışıyla ortaya çıkan modernite de farklı sosyal kontrol uygulamalarına sahne olmuştur.
Related Search
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks