Bi̇yogüvenli̇k ve hastaliklardan korunma

Description
1. BİYOGÜVENLİK VE HASTALIKLARDAN KORUNMA Kanatlı işletmelerinde karlı bir üretim için ilk yapılması gereken hastalıkların çıkışını önlemek ve…

Please download to get full document.

View again

of 21
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Health & Medicine

Publish on:

Views: 2 | Pages: 21

Extension: PDF | Download: 0

Share
Transcript
  • 1. BİYOGÜVENLİK VE HASTALIKLARDAN KORUNMA Kanatlı işletmelerinde karlı bir üretim için ilk yapılması gereken hastalıkların çıkışını önlemek ve yayılmasını en aza indirgemektir. Sürü sağlığının korunması için gerekli biyogüvenlik önlemlerinin alınması gerekmektedir. Biyogüvenlik, kanatlı sağlığını tehdit eden bakteri, virüs, mantar, protozoa ve parazitlerin sebep olduğu enfeksiyöz hastalıklarla, bu hastalıkların bulaşmasında rol oynayan vektörlerin (personel, ekipman, bulaşık yem, yabani hayvan, insekt ve kemiriciler) işletmeye girişini önlemek için alınan tedbirlerin tümünü ifade eder. Kısacası alınan önlemler ile kanatlıları sağlıklı tutmaktır. Bakteri, virüs, parazit, mantar ve benzeri birçok mikroorganizmalar kanatlı sürülerinde ciddi sağlık problemlerine yol açarlar. Bir işletme içinde, kanatlı, personel araç ve ekipmanların kontrolsüz hareketleri, komşu işletmeler ile temas, hasta ya da sağlık durumu bilinmeyen kanatlıların çiftliklere getirilmesi, hastalık etkeni ile bulaşık yem ve suların kullanılması ya da kümeslerde kullanılan araç, gereç, alet ve ekipmanların yetersiz dezenfeksiyonu gibi birçok nedenlerle hastalık etkenleri kolayca kümeslere bulaşabilir. Ayrıca yabani kuş, sinek, kırmızı tavuk biti, böcek ve kemirgenlerde hastalıkların bulaşma ve yayılmasında çok önemli rol oynarlar. Kanatlılarda sorun olan hastalıkların birçoğu viral kökenli ve bulaşıcı olup, tedavileri mümkün değildir. Bakteriyel hastalıklar da antibiyotiklerle tedavi edilebilmelerine rağmen, Salmonella enfeksiyonlarında olduğu gibi bazı durumlarda hastalık etkenini tamamen yok etmek mümkün olamamaktadır. Biyogüvenlik programları iki temele dayanır. 1- Enfeksiyonu kümes dışında bırakmak 2- Enfeksiyonu çember içine alarak yayılmasını önlemek Biyogüvenlik önlemleri nelerdir? 1- İşletme kurulurken yer seçimi uygun yapılmalıdır. Kümesin kurulması için çevrede hayvancılık işletmelerinin bulunmadığı ve sağlıklı yetiştiricilik yapılmasına uygun araziler seçilmelidir. Binalar, hakim rüzgarların geldiği istikamette ve yakın çiftliklerin egzoz fanlarından çıkan havaya doğrudan maruz kalmayacak doğrultuda olmalıdır. Kümesler, hayvanların her türlü ihtiyacını karşılayacak ve biyogüvenlik için gerekli uygulamaların yapılmasına imkan verecek tarzda inşa edilmelidir.
  • 2. 2- İşletmeye girişler sınırlandırılmalıdır. İşletme içine giriş ve çıkışlar işletme sorumlusu tarafından kontrol altına alınmalıdır. Başka kanatlı çiftliklerinde son 24 saat içerisinde bulunmuş olan ziyaretçiler işletmeye kabul edilmemelidir, ziyaretçi kayıtları isim, tarih ve ziyaret süresi kaydedilmelidir, ziyaretçilerin işletmede temiz kıyafet ve çizme giymeleri sağlanmalıdır, ziyaretçilerin mutlaka dezenfektanlı el ve ayak banyolarını kullanmaları sağlanmalıdır. 3- Araç trafiği kontrol altında tutulmalıdır. Farklı araçların işletmeye girişi kısıtlanmalıdır ve işletmeye giren tüm araçlar giriş, çıkış noktalarında dezenfektanlı su püskürtme istasyonları kurularak araçlar yıkanmalıdır.
  • 3. 4- Hastalıklar işletmeye taşınmamalıdır. Mikroplar araçların tekerlekleri, kafesler ve ekipmanlar ile kolayca taşınabilirler. Bunları kümeslerden uzak tutmak için; ·İşletmeye alınacak civcivler mutlaka sertifikalı damızlık işletmelerden seçilmelidir. ·Yarka alımı durumunda yarkalar işletmeye getirilmeden önce mutlaka Salmonella, Mikoplazma, Newcastle ve Avian Influenza yönünden test edilmelidir. ·İşletme çalışanları diğer kanatlıların ve yem depolarının bulunduğu alanlara gittiğinde mikropları taşıma riski olduğundan işlerine geri dönmeden önce üzerlerindeki kıyafetleri mutlaka değiştirmeli ve temiz kıyafetler giymelidir. ·Hastalıkların bulaşmasını önlemek için değişik yaş grupları ve türden olan ya da değişik kaynaklardan gelen kanatlılar bir arada tutulmamalıdır.
  • 4. 5- Tüm çalışanların iyi sanitasyon tedbirlerini uyguladıklarından emin olunmalıdır. ·İşletmede tercihen kümeslerde el yıkama üniteleri bulunmalıdır. ·İşletmede daima özel çalışma kıyafeti ve çizme giyilmelidir. ·İşletmede kesinlikle şapka giyilmemeli, gerekli durumlarda sadece kümese ait şapkalar kullanılmalıdır. ·Kümes içerisinde ve kümes dışında ayrı ayakkabı ya da çizmeler giyilmelidir. ·Dezenfektanlı ayak banyoları günlük olarak temizlenmeli ve geniş etkili taze dezenfektanlı su ile doldurulmalıdır. Ayak banyoları sadece doğru olarak kullanıldığında etkilidir. ·Tüm ekipmanlar düzenli olarak temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Temizlik ve dezenfeksiyon işlemi uygulanmamış alet ve ekipmanlar kümesler arasında kullanılmamalıdır. ·İşletmede sinek, kırmızı tavuk biti, böcek, yabani kuşlar ve kemirgenler için etkili bir kontrol ve mücadele programı uygulanmalıdır. ·Kemirgenlerin girişini engellemek için kümes çevresinde 1-3 metre genişliğinde betondan yada çakıldan bir alan yapılmalıdır. ·Yollar daima temiz tutulmalıdır. ·Tüm işletme ve çalışma alanları düzenli olarak gözden geçirilmelidir.
  • 5. ·Kanatlı yetiştiriciliği yapanlar ya da işletmelerde çalışanlar kesinlikle süs kuşları köy tavuğu ya da dövüş horozu gibi kanatlıları beslememelidir. 6- İşletme çalışanlarının diğer işletmelere veya kanatlılarla ilgili yerlere ziyaretleri sınırlandırılmalıdır. Eller, saçlar, kıyafetler ile hastalık etkenleri bir kümesten diğerine taşınabilir. İşletmede çalışan tüm personel tavuk ya da diğer kanatlı türleri ile çalışan insanlardan uzak durmalıdır. İşletmede kullanılan malzemeler paylaşılmamalıdır. Paylaşıldığı takdirde işletmeye geri alınmadan önce mutlaka dezenfekte edilmelidir. Kümeslere girerken ve çıkarken dezenfektanlı ayak banyoları kullanılmalıdır. 7- Ölü hayvanlar biyogüvenlik kuralları çerçevesinde, çevre kurallarına uygun olarak imha edilmelidir. 8- Altlık /Gübrenin Kümesten çıkarılması ve yakılması uygun koşullarda yapılmalıdır. Kümes boşaltıldıktan sonra bütün altlık/gübre kümes içerisinden uzaklaştırılmalıdır. Römorklar altlık/gübre ile doldurulmadan önce kümes içine yerleştirilmelidir. Altlık/gübre ve tozun etrafa saçılmasını önlemek için dolu römorklar hareket etmeden önce üzerleri tamamen örtülmelidir. Araçların lastikleri işletmeden ayrılmadan önce fırçalanmalı ve dezenfekte edilmelidir. Altlık/gübre kümeslerden en az 1,5 km. uzağa taşınmalı, yasalar çerçevesinde ve uygun olan yollardan biri kullanılarak imha edilmelidir. 9- Hastalık şüphesi veya problemi olan sürüler tespit edilerek yetkililere bildirilmelidir. 10- Kümes boşaltıldıktan, temizlik ve dezenfeksiyon tamamlandıktan sonra kümesin duvar, tavan ve çatlak yerleri püskürtme aleti ile ilaçlanmalıdır. Ortamda kemirgenlere yuva olabilecek malzeme ya da atık yığınları bulunmamalı, bina çevresindeki otlar temizlenmeli veya biçilmelidir. Kümeslerin çevresi düzenli aralıklarla temizlenip, dezenfekte edilmelidir. Kaba pislikler ve örümcek ağları süpürülmelidir. Tüm yüzeyler bir temizlik maddesi ile iyice fırçalanmalıdır. Deterjan ve organik materyal iyice durulanarak uzaklaştırılmalıdır. Kümes ısıtıldıktan ve tamamen kapatıldıktan sonra dezenfeksiyon yapılmalıdır. Dezenfektan duruma göre iki kez uygulanmalı; ilk uygulamadan sonra yüzeylerin tamamen kuruması sağlanmalı ve ardından ikinci uygulama yapılmalıdır. Uygun bir dezenfektan; ekonomik, geniş spektrumlu antimikrobiyal etkiye sahip, insan ve hayvan sağlığı için olumsuz etkisi olmayan, kokusuz, hızlı etkili, korozif olmayan, suda kolay eriyebilen, çatlak ve boşluklara iyice nüfuz edebilen, deterjan özelliği olan bir dezenfektan olmalıdır. 11- Temizlik ve dezenfeksiyon uygulamasından önce ve sonra ortamın bakteri ölçümleri yapılmalıdır. 12- İşletme çalışanlarına biyogüvenlik konusunda sürekli eğitimler düzenlenmelidir. 13- İşletmenin özelliklerine uygun olarak hazırlanmış Biyogüvenlik planı, işletme sahibi ve personelin her an görebileceği bir yere asılmalıdır. 14- Sürülerin sağlık durumları devamlı izlenmelidir. Aşı ve aşılama programları ihtiyaç doğrultusunda doğru olarak seçilip uygun şekilde kullanılması sağlanarak, sürünün aşılama programı belirlenmelidir.
  • 6. AŞILAMA Tavukçulukta hastalıktan korunmanın diğer bir yolu da aşılamadır. Aşılama programı ve uygulama şekilleri çevre ve kümes şartlarına göre değişmektedir. Bu yüzden bölgedeki veteriner hekime danışılmalı ve bu programa titizlikle uyulmalıdır. Aşılarla hastalıkların kontrolündeki başarı, bazı temel faktörlere bağlıdır. Bunlar; • Aşılar güvenilir firmalardan alınmalı, imal tarihi ve son kullanma tarihi belli olmalıdır. • Aşılar, sıcaktan ve güneş ışınlarından korunmalı, buzdolabında saklanmalıdır. • Aşılar, mutlaka sağlıklı sürülere ve uygun yaşlarda tatbik edilmelidir. • Aşı uygulamaları ve kontrol test sonuçları mutlaka kaydedilmelidir. • Aşıyı uygulayan kişiler bu konuda bilgili ve deneyimli olmalıdır. • Aşılamalar günün serin saatlerinde yapılmalıdır. • Hayvanların hepsinin önerilen dozda aşı almalarına dikkat edilmelidir. • Aşılar, içme suyuna katılarak uygulanıyorsa; içme suyunun klor ve dezenfektan maddeler içermemesi gereklidir. • Pek çok aşı zayıflatılmış hastalık etkenlerinden oluştuğu için; aşılama işlemi bittikten sonra aşı şişeleri imha edilmelidir. BAŞLICA AŞI UYGULAMA YÖNTEMLERİ ·İÇME SUYU İLE AŞILAMA Uygulaması kolay, ekonomik ve kalabalık sürülerin kısa zamanda aşılanması mümkündür. Aşı reaksiyonları hemen hemen hiç görülmez. Ancak diğer yöntemlere göre bağışıklık oluşturma gücü düşüktür. Aşı hazırlanırken ve dağıtılırken plastik malzeme kullanılmalıdır. Hayvanlar aşılanmadan önce 1,5 – 2 saat susuz bırakılmalıdır. Aşının karıştırılacağı içme suyu hayvanların en fazla 2 saat içinde tüketecekleri miktarda olmalıdır. Aşı virüsünün canlılığını korumak için suya 2 g /lt yağsız süt tozu katılmalıdır. HAYVANIN YAŞI MİKTARI (1000 adet) GEREKLİ SU 10 – 14 gün 10 lt 2 – 4 haftalık 15 – 20 lt 5 – 10 haftalık 25 – 30 lt 10 haftalıktan sonra 40 lt
  • 7. ·GÖZ – BURUN DAMLA Genellikle 30 günlüğe kadar olan civcivlere uygulanır. Aşı özel dilüenti ile sulandırılıp, orijinal damlalığı ile göze veya buruna dikey pozisyonda damlatılır. Aşının hayvan tarafından emildiğine dikkat edilmelidir. Bu yöntemle oldukça etkili bir bağışıklık sağlanır. Bu tip aşılamada, aşı virüsü üst solunum yollarında çoğaldığı gibi aynı zamanda buradan vücuda yayılabilir ve immun sistemi uyararak bağışıklık oluşturur. Bu yöntem dikkat ve titizlikle uygulandığında iyi sonuç verir. Ancak fazla zaman ve işgücü gereklidir. Hayvanların yakalanması ve tutulması itina gerektirir. ·GAGA DALDIRMA Göz burun damla yönteminin bir varyasyonudur. 3 haftalığa kadar olan civcivlere uygulanabilir. Bin doz aşı 150 – 200 ml temiz, ilaçsız, dezenfektansız, klorsuz taze suda eritilir. Karışım uygun derinlikte plastik, porselen veya cam kaba konur. Hayvanın gagası ve burun delikleri ( göz hariç ) aşı karışımına batırılır. Aşı karışımı azaldıkça üzerine ilave edilmelidir. Karışımın güneş ışınlarından korunması gereklidir. Bu yöntemle kontaminasyon her zaman olasıdır. Bu yüzden aşı dikkatli ve hızlı bir şekilde uygulanmalıdır. ·SPREY Bu yöntem canlı aşılarda uygulanır. Çok kısa zamanda kalabalık sürü ve işletmeleri aşılamak mümkündür. Yalnız; uzman olmayan kişilerin yapacakları uygulama yarardan çok zarar getirir. Sprey yönteminde genç hayvanlara büyük damlacıklı yaşlı hayvanlara küçük damlacıklı sprey yapılmalıdır. Sprey yaparken fanlar kapatılmalı ve aşı yapan kişi maske takmalıdır.
  • 8. Bu uygulama esas olarak hayvanların solunum sisteminde bağışıklık oluşturmak amacını taşımaktadır. İnce partiküller akciğerlere kadar ulaşmasına karşın kaba partiküller, üst solunum yolu mukozasında kalarak buralarda bağışıklık oluşturur. Bu yöntemin dezavantajı ise bütün hayvanların aşıyı uygun dozda aldığından emin olunamamasıdır. Bu nedenle antikor titreleri çok değişik bir aralıkta bulunabilir. Aşılamadan 15 – 20 gün sonra alınacak kanlarda antikor titrelerinin kontrolünde yarar vardır. Yine aşılamadan sonra aşı reaksiyonlarının görülmesi olası sonuçlardandır. ·ENJEKSiYON Bu yöntemle canlı aşılar kullanılabildiği gibi, inaktif ölü aşılar da kullanılabilir. Aşılama yöntemlerinin en garantilisi ve en iyi sonuç verenidir. Ancak hayvanların tek tek yakalanması ve elle tutulmasından doğacak stresler, zaman ve iş gücü açısından gereksinimler, dikkatli olunmadığı takdirde birçok kayıp ve olumsuz aşı reaksiyonlarının ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurulmalı ve unutulmamalıdır. Enjeksiyonlar kas içi ve derialtı olarak yapılabilir. Her bir hayvana belli miktarda aşı materyali verildiğinden uniform ve yüksek antikor titresi elde edilir. Yine kullanılan ekipmanların sterilizasyonuna dikkat edilmelidir.
  • 9. ·KANAT ZARINA BATIRMA Bu yöntemde kanadın damar ve sinirlerden fakir bölgesi, kanat zarına, oluklu iğne ile aşının batırılarak uygulanması söz konusudur. Kanadın iyice gerilip, iğnenin batırılacağı bölgenin görülmesi ve damarlara batırılmaması gereklidir. Aşı uygulamasından 7 – 10 gün sonra hayvanlar kontrol edilmelidir. Deride meydana gelen yangısal reaksiyonlar aşının tuttuğunu gösterir. Özellikle kanatlı çiçeğine karşı uzun yıllardır uygulanan bir yöntemdir. ÖNERİLEN AŞI PROGRAMI 1. gün Marek Deri altı /kas içi enjeksiyon 3. gün Newcastle Sprey, gaga daldırma veya göz burun damla 7. gün Newcastle (inaktif) Deri altı enjeksiyon 14.gün Newcastle+Enfeksiyöz Bronşitis İçme suyu 18.gün Gumboro İçme suyu 28.gün Gumboro İçme suyu 45.gün Newcastle İçme suyu 70.gün Newcastle+Enfeksiyöz Bronşitis İçme suyu 84.gün Çiçek Kanat zarı 112.gün Newcastle+Enfeksiyöz Bronşitis+EDS Kas içi enjeksiyon TAVUKÇULUK İŞLETMELERİNDE SORUNLARA YOL AÇABİLEN BAZI ÖNEMLİ HASTALIKLAR AVİAN influenza (Tavuk vebası, Kuş gribi) Avian influenza, influenza A grubu virüslerin sebep olduğu, kanatlı hayvanlarda solunum ve sinir sistemi bozukluklarına ait belirtilerle birlikte, yüksek morbidite ve mortaliteyle seyreden akut kontagiyöz bir hastalıktır. Avian influenza, ortomyxoviridae ailesinden influenza grubuna ait RNA genetik materyale sahip bir virustur. Bütün yüksek patojeniteli epidemilerin, influenza A virüsünün H5 ve H7 serotiplerinden kaynaklandığı Not: Yukarıda verilen aşı programı, Ankara Tavukçuluk Araştırma İstasyonu tarafından yetiştirilen damızlıklara uygulanan aşı programına uygun olarak hazırlanmıştır. Kendi aşı programınız için bölgenizi iyi tanıyan bir veteriner hekime danışınız.
  • 10. bildirilmektedir. Avian influenzanın alt tiplerinden H5N1, hızlı bir şekilde mutasyon geçirme yeteneğinin olması ve bunun sonucunda diğer türler için de enfeksiyöz nitelik kazanabilmesinden ötürü daha ciddî görülmektedir. Virüsün 56 °C’de 3 saatte veya 60 °C’de 30 dakikada öldüğü formalin ve iyot bileşiklerine de duyarlı olduğunun belirtildiği, ilâveten virüsün, kontamine gübrede düşük ısılarda en az 3 ay canlı kalabilirken, suda 22 °C’de 4 gün, 0 °C’de ise 30 gün canlılığını sürdürebildiği de bilinmelidir. Bulaşma Hastalığın doğal saklayıcısı göçmen su kuşlarıdır. Virüsün saklayıcıları enfeksiyona dirençlidir; ancak, diğer kuşlar duyarlıdır. Evcil kanatlı hayvanlardan tavuklar ve hindiler hastalığa oldukça duyarlı olup bu hayvanlarda hızlı fataliteyle seyreden epidemiler şeklinde ortaya çıkmaktadır. Virüsün hava yolu ile taşınması birkaç kilometre ile sınırlıdır. Ayrıca, hastalık böcekler, kan emici sinekler ve kemiriciler vasıtasıyla enfekte hayvanlardan duyarlı olan hayvanlara mekanik olarak bulaşabilmektedir. Hastalık genelde horizontal olarak bulaşır. Vertikal bulaşma (dikey bulaşma, tavuktan yumurta yoluyla civcive geçiş) ile ilgili kesin bir kanıt bulunmamaktadır. influenza A çiftlikler arasında araç-gereç, yiyecek, kafes, elbise veya diğer ekipmanlarla kolayca taşınabilmektedir. Semptomlar Öksürük, hırıltılı solunum ve aşırı gözyaşı akıntısı, ibik ve sakallarda ödem ve morarma, kanamalar, gözlerde kızarıklık, kanama ve şişkinlikler, iştah kaybı, sulu ishal, sinirsel belirtiler, tüylerde bozukluklar, kırılmalar, hayvanlarda bir araya toplanma, koyu kırmızı görünümde deri, parmakların arasında kanamalar, hayvanın arkasından kan gelmesi, durgunluk, hareketsizlik ve yem tüketiminde azalma.
  • 11. Tanı İnfluenza tanısı için hızlı ve güvenilir test metotları mevcuttur. Ülkemizde de gerek veteriner araştırma enstitüleri gerekse Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Laboratuvarlarıyla bazı tıp fakültelerine ait laboratuvarların, lüzumu halinde icap eden çalışmaları yapabilecek alt yapıları bulunmaktadır. Korunma ve Kontrol Kanatlılarda hastalığın belirlenmesi halinde yetkili kurum ve kuruluşlarca gerekli önlemler alınmalı ve ilgili mevzuatı gereği karantina, itlaf ve dezenfeksiyon gibi uygulamalar eksiksiz yerine getirilmelidir. Ülkemizde bu alandaki hizmetler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Hastalık “ihbarı mecburi hastalıklar “ listesinde yer almaktadır. Hayvanlarda, söz konusu hastalığa karşı mücadele ve alınacak önlemlere ilişkin hususlar, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunca yayımlanan Tavuk Vebası Hastalığına (Avian influenza) Karşı Korunma ve Mücadele Talimatnamesi ile düzenlenmiştir. Talimatnamede, hastalıkla ilgili bilgilerden teşhis yöntemlerine, numune gönderme şekillerinden korunma ve kontrol önlemlerine kadar bütün bilgiler geniş bir şekilde yer almıştır. TAVUK ÇİÇEĞİ Tavukların, bulaşıcı viral bir hastalığıdır. Hastalık etkeni Poxviridae familyasından DNA karakterinde genetik materyal taşıyan bir virüstür. Bulaşma Çiçek virüsleri, hayvanların tüysüz yerlerindeki derilerinde oluşan lezyonlardan girer. Bu tarz direkt temasla bulaşma yanı sıra sokucu böcekler de hastalığın bulaşmasında ve yayılmasında etkin rol oynarlar. Lezyonlardaki yara kabuklarında ve deri döküntülerinde virüs fazlaca bulunur ve etrafa yayılır. Hastalık, gençler arasında daha yaygın ve öldürücü seyreder. Semptomlar Hastalığın başlıca iki formu bulunmaktadır. Kalabalık, pis, rutubetli ve stres faktörlerinin fazla bulunduğu ortamlarda ve özellikle kış aylarında çiçeğin hem deri ve hem de difteri formuna sıkça rastlanır. Böyle koşullar altında ölümler de %40-50’ye ulaşabilir. Deri formu (Çiçek formu): Bu form daha ziyade hayvanların tüysüz yerlerinde (yüz, göz, ağız etrafında, sakal, ibik, tüysüz deri) küçük kızarıklıklar, kabarcıklar tarzında başlar ve kabuklu lezyonlar halinde gelişir. Gaga kenarındaki lezyonlar ağzın açılmasına mani olduğundan beslenme güçlüğü yaratır. Göz kenarındakiler de körlüklere neden olabilir. Küçük veya birleşerek genişleyen lezyonlar olgunlaşınca kabuklaşırlar. Pensle kaldırınca kanayabilirler.
  • 12. Difterik form: Sarı-gri renkte kabarcıklar ve kabuklar tarzında ortaya çıkan çiçeğin bu şekli daha ziyade ağız içinde, dilde, yutakta, yemek borusunda ve larinkste görülür. Fazla ileri olgularda soluk alıp vermeyi güçleştirerek ölümlere yol açabilir. Bu iki formun dışında bazı olgular da sinuslarda şişmeler halinde ortaya çıkar (rinitis formu). Hayvanın yüzü şişer ve burundan akıntı gelir. Bir kısım hayvanda da gizli infeksiyonlara rastlanabilir.Çiçek hastalığı tavuklarda zayıflama ve verim düşüklüklerine yol açar. Tanı Teşhis için laboratuvara yeterli sayıda hasta hayvan gönderilir. Lezyonlardan alınan materyallerden embriyolu yumurtalarda Virüs izolasyonu yapılabildiği gibi, boyanarak epitel hücreleri içinde inklüzyon cisimciği de aranabilir. Ayrıca, genç hayvanların sakal veya ibiğine, enfekte materyal sürülerek deneme inokulasyonu yapılabilir. Tedavi Tavuk çiçeği viral bir enfeksiyon olduğu için antibiyotik ve kemoterapötiklerle tedavisi mümkün değildir. Ancak oluşan lezyonların sekonder enfeksiyonlardan korunması düşünülmelidir. Deride oluşan lezyonların kabukları kanatılmadan steril bir pensle kaldırılarak yerlerine gliserin iode sürülebilir. Ağızdaki lezyonlar için de benzer uygulama yapılabilir. Korunma Koruyucu önlemlere dikkat edilmeli, hayvanların birbirlerini yaralamaları önlenmelidir. Aşılar 8-14 haftalık hayvanlara kanat zarına oluklu iğne ile batırılarak uygulanmaktadır. Bağışıklık uzun süre (hayat boyu) devam eder. MYCOPLASMOZİS ( CRD - KRONİK SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU ) Özellikle genç hayvanlarda üst solunum yollarında etkili olan bakteriyel bir hastalıktır. Hastalık etk
  • Related Search
    We Need Your Support
    Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

    Thanks to everyone for your continued support.

    No, Thanks